Mutlu Ol!

Sık sık gönlümden süzülüp sözcüklere akan bir sızım var..dua olarak dökülmüştü bir yerlere..döküldüğü yerden çağlamamış, döküldüğü yerde kaybolmuş olacak ki bulamadım o sızının adını..aradım, kimse temizlemeden ortalığı kendi yükümü yükleneyim istedim..bir dua olarak dökülen o sözlere ve dahasına amin demenize öyle çok ihtiyacım var ki şu anda.
"Bazen düşünüyorum da insan bir şeyden imtihan oluyorsa o imtihan olduğu şey hiç değişmiyor. Hani deriz ya zaten, boyle şeyler de hep benim başıma geliyor diye..herkesin bir derde sabretme uzmanlığı gelişiyor falan.. Hastalıksa hastalık, dostsa dost, paraysa para, evlatsa evlat, eşse eş..Herkes başka bir şeyden imtihan olurken en çok aynı sınava girenler anlıyor birbirini.. öbürlerine sivrisinek saz tongue ifade simgesi bir de aynı anda tüm dersleri birden veren..tüm sınavlara birden giren var ya..Allah yardım etsin..nerede ne sıkıntı yaşayan, neyle sabrı sınanan varsa Allah kolaylaştırsın, mükafatlarını artırsın."
demiştim ya işte..ondan bahsediyorum.
Dahası da var ama.
Mutsuz kadınlar güruhu var ya hani? İtinayla ve inatla mutsuzluğa mahkum edilen, anlayış, takdir ve destek görmediği gibi sürekli örselenen, aynı anda üç yerde olması, aynı anda beş işi kotarması beklenen kadınlar..Tüm gayretlerine rağmen asla iyi eş, iyi anne, iyi evlat, iyi çalışan payesine layık görülmeyen o kadınlar..
Bazen olduğumuz kadınlar, bazen maruz kaldığımız kadınlar..
Kürek mahkumu edasında adamlar, sırtlarında dünyanın yükü babalar, yüklerinden fazlasından sorumlu tutulup hep yetersiz hissettirilenler. Roller biçilip, biçilen rollere göre yontulanlar..
Mutsuzsak mutsuzluğumuz kimsenin suçu değil,
Mutluysak kimse mutluluğumuzun sebebi değil!
Mutluluğumuzdan da mutsuzluğumuzdan da sadece kendimiz sorumluyuz!
Bırakalım da dünya kendi ekseni etrafında dönmeye devam etsin.
Bırakalım da kendi yaralarımıza bakarken tüm dünya da kendi yaralarına baksın.
Zannetmeyelim ki herkes kusurlarımızla ilgileniyor,
Zannetmeyelim kusurla ilgilenen kusursuz,
Kahkahalarla güleni cezalandırmayalım,
Mutlu olanın yakasından düşelim,
Önemsemeyelim kendimizi bu kadar. Bırakalım cidden artık..Bırakalım da dünya kendi ekseni etrafında dönmeyi sürdürsün!
Korku, öfke, inançsızlık, umutsuzluk ve hüznü bir virüs gibi bulaştırmasak birbirimize..
Mutluluğu, sevgiyi ve umudu bulaştırsak!
Dünyanın tüm dertleri bizimmiş gibi davranmadan önce bir dakika durup düşünsek..
İndirsek sırtımızdakileri, dostların, Dost'un limanında bırakıversek serin, yumuşak sulara..
Mutlu olsak ya!
Kazanılan bir şey mutluluk! Bazen çok zor olsa da..




0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement