Kızıl Ağaç

Kitaplar hakkında uzun uzun yazmayı seviyorum, onlar hakkında konuşmayı, başka dünyalardaki yansımalarını gözlemlemeyi ise daha çok seviyorum.
Ama bir süredir yoğun iş temposuna eklenen günlük sorumluluklar ve derslerin içinde öylesine ayrı kaldım ki o uzun değerlendirmeleri yaptığım blog yazılarından... Öylesine devasa bir "bekleyen kitaplar" yığını oluştu ki masanın üzerinde...
Bir daha düşünmek zorunda hissettim. 
Ve tüm bunlar beni şu anda bulunduğum noktaya getirdi.
"Kısa değerlendirme yazıları" dönemini resmen açmış bulunmaktayım. Hayırlı, uğurlu olsun :)
Yazamamaktansa, kısa yazmak evladır. Öyle değil mi? En azından sözcükler yiten zamanla uzlayaşana kadar. ;)

Ve uzun bir girişten sonra, kısa değerlendirmelerin ilkini kısacık bahsetmekte zorlanacağım "Kızıl Ağaç" hakkında yazacağım.


Shaun Tan'ın Kızıl Ağac'ı olağanüstü resimlemesi, hüzünlü ve felsefi şiirsel metniyle her yaştan okur için eşi bulunmaz bir şaheser.
Kuru yaprakların sırtında dolaşan karanlık ve kasvet,  dökülüp birikerek dolduruyor küçük kızın odasını. Gittikçe büyüyor ve şehrin sokaklarında hüzünlü dev bir balık gibi takip ediyor gölgesiyle onu.
Her şeyin anlamsızlaştığı, her an daha kötüye giden devasa bir makineye dönüşürken dünya; bir salyangozun sırtında zamana çentik atarak bekliyor kız.
Bekliyor, bekliyor ve bekliyor.
O beklerken tüm güzellikler geçip gidiyor yanıbaşından, biri bile uğrayıp selam vermeden.
Kimsin sen küçük kız, neredesin, ne yapıyorsun?
Küçük kızın karanlık çehresi birdenbire karşısına çıkan canlı ve parlak bir ağaçla aydınlanıveriyor. Kızıl ağacın sıcacık ışığıyla güzellikleri buyur ediyor dünyasına.
Aslında kuru yaprakların biriktiği o odada, sessizce onu beklemekteyken, küçücük bir fideyken fark ediyor nihayet onu küçük kız.
Aslında terk edilmediğini, umudun hep onunla olduğunu fark ediyor.
Büyütüyor onu, birlikte ışıyorlar.
...
Önceki yıl duygusal oğluma okumaktan çekindiğim Kızıl Ağac'ı bu yıl birlikte okuduk. Belki de endişemde haklıydım. Devasa bir hüznün belgesiyle yüzleşmesi için erken olurdu. 
Belki de onun duygusal gücünü küçümsedim, kim bilir.
Ama şunu biliyorum ki siz okuyacaksanız, ona okuduğunuzda resimler de başka sözcükler sıkıştırarark hikayenin gövdesini destekleyecek, güçlendirecek.
En güzeli de metinle resimlemeyi  nasıl birleştirdiğini, ona ne hissettirdiğini dinlemek olacak.
Kim bilir sizin küçüğün dünyası ne kadar büyük?
Küçükler, çok büyük! 💕


Kızıl Ağaç
Yazan ve Resimleyen, Shaun Tan
Çeviren, Seda Ersavcı
İthaki Yayınları
5+












0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement