5 Güne 5 Masal


Oğlum dünyaya geldikten sonra ve az öncesinde de en çok okuduğum ikinci tür, çocuk gelişimi ve psikolojisi kitaplarıydı. -Bir gaflet eseri olarak hamileyken hıçkırıklarla okuduğum Joe Sacco çizgi romanlarını saymazsak-
Ancak ne zaman ki minnak oğlum büyüyüp serpilip kitaplığıma tırmanır, haşin bir biçimde kitap sevgisini (!) gösterir oldu..işte o zaman çocuk kitapları devrini resmen açmış olduk.
Bebekliğinde var olan kumaş kitaplar yerini önce kalın sayfalılara, ardından hızla kuşe kağıt, saman kağıt, az resimli, çok resimli, az metinli, çok metinli kitaplara bıraktı.
Bir süre sonra ailenin gider kalemlerinden birine dönüşen ve oldukça şişen hesaptan ötürü eve yetişkin kitabı girmez oldu, aile boyu çocuk kitabı okumanın tadını çıkardık. Ağaç dallarından masal toplamayı hayal eden oğula yetişemiyorduk zira:)
Uydurulan, çizilen, sonu getirilen, başı montajlanan yüzlerce kırık dökük masalla dolu bir atölyeye döndü evimiz.
Her masala yedek parça, aksesuar bulunan karmakarışık ve rengarenk bir atölyeye..

Neyse ki kütüphanede on dakikadan fazla zaman geçirecek kadar olduk da  'kütüphane üyeliği'ne terfi edebildik.
Her ayın aynı haftasında ziyaret ettiğimiz kütüphaneden kıymetlimissss, ganimetlerimizle dönmek pek eğlenceli!
Sonrasında parklara, kaldırımlara sermek  masalları..kuş seslerine, çocuk çığlıklarına karışmak..

İstanbul'da yazmadığım, zahirden tanıyamadığım ya da deneyimleyemediğim onlarca kütüphane var.
Ancak yine de uzun araştırmalar sonucu bir kütüphaneler seçkisi oluşturmuştum. İlgilileri için o yazı burada.

Geçenlerde bir takipçimiz kütüphanemizdeki kitaplardan birine talip oldu. (Takipçimiz oyle çok da değilken bir hayli şaşırdım tabii ben) Baskısını bulamamaktan yakınmış. Öyle ki ' Ne isterseniz vereyim, ne olur o kitabı oğlum için gönderin' diye yazmış.
Başka bir seferinde de diğer bir takipçi tüm bu kitapları nasıl edindiğimizi sorup, çocuk kitaplarının ne kadar pahalı olduğundan yakınmış.
Hiç 'önceliklerimiz, fedakarlıklarımız..' türünden açıklamalar yapmayacağım. Çünkü evet, kitap çocuğa da yetişkine de hep pahalı oldu zaten . Peki bu bize engel oldu mu? Mesele orada.. bir kere bahane olma hakkını kazandıysa onu oradan etmek zor.
Merak eden tüm Nöbetçi blog okurlarına yegane tavsiyem varsın çocuklarınız mini minnacık olsun. Şu kataloğa bir göz atın.

Muhakkak yakınlarınızda çocuk kitapları barındıran bir kütüphane vardır. Fiziki şartlar yetersizse  lakin gidebiliyorsanız harika! Kalın sayfalı, karton kitaplar seçerek onun serüveni için ilk adımı siz atabilirsiniz.
Kitap sevgisi kazandırmakta erken adımlar gerçekten çok değerli..

Gelelim bizim kütüphane kazanımlarımıza..
Onlarla siz de tanışın diye sizler için ganimetlerimizden birkaçından bahsetmek istedim ;)

1. Tilki Avı : Burada da kısaca bahsettiğim İsveçli yazar Sven Nordqvis'in yazıp resimlediği Tilki Avı oğlumun ilk kütüphane gezisi tercihiydi. İlk anda ismi ürkütücü geldi, tam itiraz edecektim ki.. -Anne ama invenşıns amcaaa! diyerek geri püskürttü beni.İllüstrasyonlara dikkat kesilince gördüm ki Pettson's İnventions isimli çok keyifli tablet uygulamamızın karakterleri kitapta!
Tablet uygulaması (Zihni Sinir icatlar yaptıran bir uygulama) ve Sven Nordqvis'in Tilki Avı kitabını şiddetle tavsiye ederim. Çok eğleneceksiniz.
4+ diyebiliriz ancak rahatlıkla 10 yaşa kadar okunabilir. Metinler yeterince uzun, kurgu yeterince karmaşık ve çekici, illüstrasyonlar bir harika ve hikayenin mesajlarında bir sıkıntı yok. Çiftçi Pettson tam bir hayvansever ve gerçekten parlak fikirleri var ;)

Yuksek Tansiyonlu Çınar Ağacı da bir başka yazının konusu olsun ;)










2. Dünyanın En Güzel Çiçeği : José Saramago, Nobel ödüllü Portekizli yazarın çok sayıda Çocuk kitabından ilk okuduğumuz eseri. Her zamanki gibi oğlumun bolca itirazı, sorusu ve müdahalesiyle okuduğumuz kitap yazarın minik okuruyla muzırca satır arası sohbeti de eklenince bitmiyor adeta :) Enteresan üslubu ve nefis hikayesiyle illa ki okumanızı arzu ettiğim bir kitap. İllüstrasyonlara gelince..  öylesine sıradışı ve güzel ki yazarin anlatmadıklarına dair de derin anlamları çağırıyor.
Sabırlı bir başlangıçla yazarın minnakla sohbetini beklerseniz harika hikayesi de hemen arkasından geliyor :)
4+ , ancak çok okumayan çocuklar için iyi bir deneme olmayabilir. Eğer cabuk sıkılıp, tekrar ilgisini toplayamayan bir çocuk söz konusuysa kitaba da çocuğun ilgisine de yazık etmemeli ;)
Son olarak hani bazı yaşlı ve görmüş geçirmiş insanlar minik bir çocuk bulduklarında muzırca selam verip sorular sorarlar ya? Ardından da illa ki nasihat dolu  bir hikayeleri vardır. Ve nasılsa nasihat içeren hikayeleri bizimkilerin aksine hiç can sıkmaz. İşte Saramago'da biraz o hamurdan biraz da Nobel ödüllü edebiyatçı kafasından var :))) Nasihat mı? Ondan yok aslında, azıcık merak iyidir ;)







3. Balaban ile Şakrak:  Arslan Sayman'ın Yky basımı eseri şiirselliği, klasik masal ruhunu ve tabiat sevgisini aynı anda yaşatan tam bir  'masal saati' kitabı. Hele bir de çocukuluğumun çıtırdayan soba sesi ve sıcaklığı olaydı fonda..o kadar yani :) Demem o ki Marangoz Balaban çok iyi bir adam..ormanı ve ağaçları öylesine seviyor ki. Hele Şakrak! O nasıl sevimli bir kuş öyle?! Biraz fazla kendini beğenmiş ama, hangimiz kusursuzuz ki? Tanışsanız olmaz mı yani? Hatırım için? 😄




4. Değnek Adam : ' Ben degnek adamım, değnek adam! 'nakaratıyla bir şarkı gibi Değnek Adam! Tostoroman, Süpürgede Yer Var mı?, Zogi gibi birçok kitapla tanıdığımız yazarlar Julia Donaldson ve Axel Scheffler Degnek Adam'da da yanıltmıyorlar okuru. Bu sefer canavarsız, naif ama yine sıcacık bir öyküyle..ailesinden uzak düşen Değnek Adam'ın macerası bu. Minik okur her seferinde çığlıklar atarak, itiraz ediyor :)
'Bıraksanıza onuuuu! Değnek Adam işte! Duymuyor musunuz?'
Ve öykünün sonlarına doğru bizim  hayatımızda hiçbir şekilde yeri olmayan Noel Baba figürüyle karşılaşınca bir dolu soru ve itiraz da oradan geliyor tabii :)) Nasrettin Hoca'yı tanır bizim oğlan.  Hiç insanların bacalarından evlerine öylece dalınır mı, değil mi ama?
































5. Borulardaki Ayı: (Julio Cortazar, Hayy Kitap) Apartmanda yaşıyorsanız
tıkırtısı bolca olur onların. Teeee 9.katta biri elektrik süpürgesinin ucuyla radyatör borusunu tıklatıverir, tüm binaya ekosu yayılır mesela. Ya da gece yarısı birilerinin aklına muhtemelen elektrik faturasını makaslamak için, çamaşır makinesi çalıstırmak gelmiştir.Bir başka gece asansörde kalan birinin kapıyı yumruklama sesine uyanırsınız. Küçük bir çocuk için gece duyduğu esrarengiz seslerin eğlenceli bir açıklaması olmalı! Mantıklı olanlar değil, eğlenceli olanlar ;)
İste o eğlenceli seçenekler için harika bir öykü bu! Okurken dedim ki..keşke ben minikken okusaydım bunu.. hoş o kadar da büyümüş sayılmam ya! ;)
























0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement