KITAP ÖNERILERIYLE ILGILI MUHIM NOTLAR


Sevgili Nöbetçi blog takipçileri,

Uzun süredir bir vesileyle söylemek istediklerim var size.

Tavsiye niteliğinde yer verdiğim kitapların bir kısmı her çocuk için uygun olmayabilir. Bu yaş aralığı belirtilerek çözülebilecek bir hassasiyet değil.
Çocuğunuzun hassasiyetleri ve hazır bulunmuşluğuyla ilgili en doğru kanaate yine sizler sahipsiniz.
Benim çocuğuma okuduğum ve ne okumakta ne de önermekte sakınca bulmadığım kitapları siz köşe bucak saklayabilirsiniz.
Ancak birbirimizi anlayabiliriz.
Annesi ya da babası olmayan bir çocuğa aile temalı bir kitap okumak çok fazla hüznü beraberinde getirebilir.
Karanlıkla derdi olmayan bir başka çocuğa karanlıkta ortaya çıkan vahşi hayvanlardan bahsetmek zamansız (!?)korkuları tetikleyebilir.
Babasıyla çok az vakit geçiren bir çocuğa babasıyla maceraları olan bir kücüğün masalını okumak yoksunluk hissi doğurabilir.
...
Hasılı kelam eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürebilir, taş düsebilir ya da ayı çıkabilir. :D
Her ne kadar tüm bu hassasiyetleri gözetmeye çalışarak eleştirilerimi de tavsiyelerimle birlikte yazıyor olsam da içeriği okumadan, sadece blogda yer verdiğim için bu referansla kitap satin alan dostlar var.*seviyorum seni, sen kendini bildin.
Teveccühünüz ve guveniniz için teşekkür ederim ancak sonradan siteme maruz kalmamak adına benim de hata ile malul bir beşer olduğumu kabul etmenizi rica ediyorum.
İkinci olarak bir serinin sadece bir kitabını öneriyor ve inceliyorsam serinin tamamına kefil olmadığim ihtimalini aklınızda bulundurmanızı rica ediyorum.
" 'Ama'sız kitaplar" da paylaşıyorum, " 'Ama'lı kitaplar" da..
Peki 'Ama'ya rağmen bir kitabı bahse değer buluyorsam bu ne anlama gelir?
Şöyle efendim. Hayat pembe panjurlar, pamuk gibi bulutlar ve dünya tatlısı dostlardan ibaret değil.
Kötülüğü ve bilhassa da yalanı ve üçkağıdı akla düşüren kitaplardan şiddetle kaçınıyor olsam da, vahşi hayvanlar, yaban yaşam, sonu pişmanlık olan bencilliklerden bahis olan kitaplardan kaçınmıyorum. Bahsettiğim o 'Ama'lı kitapları da aksini belirtmediysem çok seviyorum.
Herşey çok ama çok iyi olduğunda iyi o kadar sıradan ve önemsiz oluyor ki kötüyle de asgari nisbette -tabii biçimde- oykülerde tanısmalarında bir sakınca görmüyorum. Öbür türlü iyiliğin hiç numarası kalmadığı gibi sıkıcı da oluyor. Burada yine hazır bulunma, çocuğun yaşı mühim elbette..

Kötü karakterler, cok afedersiniz, "kaka", "çiş" ve iğrenç börtü böcek olan kitaplar çocuklara bu kadar çekici geliyorsa bir sebebi var. Hayatın kötü, pis ve parlak olmayan tarafıyla barısmaya da ihtiyacımız var. Sahte ve yapay bir dünyaya en başta onların gizli bir isyanı var belki de..

Kötü olmadan iyinin güzelliğini anlamak mümkün olmadığı gibi sihirli adalar, ateş saçan ejderhalar olmadan da kendini gerçekleştirmeye, hayal kurmaya ve değiştirmeye olan azmin desteklenmeyeceğine inanıyorum. *çok iddiali oldu bu, buraya döneyim. :D
Elbette tüm bunlar için çocuğunuzun hazır bulunmuşluğu ve sizin tercihleriniz mühim. Öte yandan gerçek ve hayal ayrımını yaptıysanız, inançla ilgili temel noktalarda anlaştıysanız soyut ve gerçeküstü karakterlere de toleransınız artabilir.

Derdimi anlatabildiğimi ümid ediyorum.
Her türlü eleştiri ve önerinizi özel olarak iletmenizi, iletmeye devam etmenizi arzu ediyorum.

Sevgilerimle



O ışık oradan az patlamayaydı, oğlan kitaplarını toparlayaydı iyiydi. :D



0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement