Aklından Düşünceler Geçen Çocuk

Rosa,  pembe demek.  Linde ise ıhlamur ağacı.  Rosalinde pembe bir ıhlamur ağacı olsa gerek.  Öyleyse kahverengi gövdeli,  yeşil yapraklı,  sarı çiçekli,  normal bir ıhlamur ağacı gibi olması beklenemez.  Eğer öyle olsa, dalında yuva yapmış altı küçük kuşun üstüne sinsice tırmanmakta olan hain kedi tarafından yenmesine aldırmazdı. O meseleye şu açıdan bakardı:
"Sinekleri kuşlar yer,  kuşları kediler,kedileri tilkiler yer.  Tilkileri de avcılar vurup öldürür.  Avcıları vurup öldürense, kalp krizidir -doğanın düzeni böyle-yeter ki, kimse benim rahatımı bozmasın! "
Rosalinde aklından düşünceler geçen o kız. 
Büyükbabasına göre, Rosalinde gözlerini kısıp dudaklarını büzmüşse birilerine öfkelenmiştir. 
Düşünürken dilinin ucu ağzından dışarı çıkmışsa, küçük harf mi büyük harf mi yazacağına karar vermeye çalışıyordur. 
Büyükbaba Rosalinde'nin aklından geçenleri okuyabildiğini düşüne dursun,  küçük kızın aklındakilerin yüzüne hükmetmesine mani olan muhteşem teknikleri var. 
Onu çok iyi tanıyan, yıllardır yakından izleyen dedesi de olsa, düşüncelerini tahmin edebilmesi olanaksız. 
Rosalinde'nin büyükbabası aklından neler geçtiğini gerçekten önemsiyor.  Babası ve annesi de...
Ve halının üzerinde pembe bir ıhlamur ağacı olduğunu hayal ederek, dallarına tüneyen kediyi sallamak için titrediği anda babası dehşete kapılarak Rosalinde'yi sarsacağına,  aklından geçenleri soruyor.  Ve bir itfaiyeci eri gibi cesatle dallarına tırmanarak küçük ıhlamurun,  kuşları kediden kurtarmasına yardımcı oluyor. 
Annesi ise tepesindeki kuş yuvasını devirmemek için baston yutmuş gibi oturan Rosalinde'den kuş cıvıltıları duyuyor. 
Tüm ailenin usulca ve saygıyla Rosalinde'nin aklından geçenlere kulak kabarttığı ve oyununa katıldığı bu hikaye bir harika. 
Rosalinde düşüncelerinin yüz ifadesini ele geçirmesine izin vermiyor ancak ayaklarına söz geçirmekte güçlük çekiyor. 
Mesela bir matematik dersinde,  aniden,  çok yabancı,  çok tuhaf bir düşüncenin etkisine girip yerinden fırlayarak çantasını sırtına takıyor ve hoşça kalın demek istiyor. 
Hiç özür dilemeden,  hiç gerekçe göstermeden! 
Rosalinde'nin aklından geçen her kelimeyi,  bir izci hassasiyetiyle,  hece hece takip ederken, aklındaki düşüncelerle çarpıştırıp çoğaltan okur,  harika bir sözcük ziyafetinin ortasında buluyor kendini.
Rosalinde'yi kahraman bir ıhlamur ağacı,  ip cambazı,  ya da bambaşka bir şey olarak hayal ederken o aynı yüzüne taktığı maskeyle büyükbabasını kandırdığı gibi düşüncelerini hayallerinin önüne bir perde gibi çekerek aslında okul sırasında oturan küçük bir kız olduğunu unutturuyor okura.  Hoş kendisinin de hatırladığı meçhul ya!  Ah unutkan hayalperest Rosalinde,  seninle düş kurmak, düşüncelerden ip eğirip dokumak harikaydı.
Bitmeyen kitaplar aşkına! 

"Bazen büyükler insanı düşünmekten alıkoyuyorlar.  Sanki düşünmeye karşılar! " diyor Nöstlinger,  küçük Rosalinde iken...
Onun bitirdiği gibi bitiriyoruz. 

Aklından Düşünceler Geçen Çocuk
Yazan, Christine Nöstlinger
Resimleyen,  Erhard Dietl
Türkçesi,  Necdet Neydim
Günışığı Kitaplığı 
86 sh
8+ ve büyümeye dirençlilere! 








0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement