Süper Çocuk'un Süper Defter'leri

Süper Çocuk'un Zeynep Sevde Paksu'ya yazdırıp, Irma Zmiric'e çizdirdiği Süper Defter serisi, süper meraklı bir çocuğun okura özel olmak üzere, kilidini açtığı günlüklerinden oluşuyor. (!) 
Süper çocuğu süper yapan, sadece süper gözleri, süper kulakları, süper merakı değil. Mizah yeteneği için süper diyemeyiz belki ama hiç de fena değil hani.
Üstelik soru sormakta ve cevaplar aramakta da pek mahir. Bunu yaparken sesli düşünmesi, tartışması ve tam o esnada da Zeynep Sevde'nin orada bulunup Süper Çocuk'un düşüncelerini sözcüklere hapsedip ölümsüzleştirmesi okur için büyük şans doğrusu. :)
Kötü tasarlanmış bir şişe açacağından başlayıp "süper gözlerim olsa Allah'ı görebilir miyim?"sorusunu yakalayan diyalogları  okurken, kendimi, kendi kendine gazoz açacağı olabilmenin ihtimalini düşünürken buluyorum.
"Olamaz mı? Bu kadarcık aklı olamaz mı bir açacağın. Ben olsam kendi kendime gazoz açacağı olabilirdim!"
"Ne yani her şeyin bir yapanı olmak zorunda mı?"
Süper çocuğun sorularını; öğretmeni, anneannesi ve annesi gibi yetişkinlerin cevapları kovalarken fark ediyorum ki, bazı sorular gündemimizde değil; bazı başka sorularımız ve itirazlarımız var. Bazı cevaplar ise yeni sorular doğuruyor.
Her insanın düşünce merhaleleri ve yolculuğunun kendine özgü seyri olduğu kabulüyle, itikadi konularda, cevap veren kitapları dolaylı yoldan değerlendirmeyi uygun buluyorum. Mesela çocukların beyin yakan sorularına cevap verirken, klavuz mahiyetinde.
Ne demiş Einstein: "Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir"
Ya da diyor ki nöbetçi blogger; anladıklarınızı anlatamıyorsanız eksik bıraktığınız bir şeyler vardır. Yüksek sesle düşünerek başlamalı :) Somutlaştırmalı, sözcüklere dökmeli belki..
Erken çocukluk dönemi için klavuz olarak değerlendirilebilecek bu tür "cevaplı" kitapları, 7 yaş ve hatta belki de 8 yaşla beraber var olan temelin üzerine bina etmek üzere okumayı ise çok faydalı buluyorum. Hele bu kadar da eğlenceliyken..
Allah'ın varlığı ile ilgili doğrudan ve dolaylı soruları çok erken cevaplamak durumunda kaldığımdan, fazlasıyla yalın ve okul öncesi dönemdeki bir çocuğa uygun sadelikte, somut cevaplar içeren bir eser yoktu elimde.(Somut cevapların soyut bir meseleyi anlatırken ne kadar zor olduğu bir vakıa)
Sonra Einstein'in yukarıdaki sözünü hatırlayarak, neden bunu bir kitapla yapıyorum ki, dedim kendime.
Şimdi soyut düşünme yeteneğinin daha da gelişmesiyle bina ettiği düşüncelerinin üzerine, bir başka çocuğun sorgulama sürecini okurken ise küçük okur bolca itiraz ve çok bilmiş müdahele sergiliyor.
Yani bizim için, Süper Çocuk'un süper eğlenceli ve samimi diliyle paylaştığı günlüklerini okumak için doğru zaman nedir bilemiyorum. Şimdi olmadığı kesin, zira bu çok bilmiş beyin her fikre itiraz etme temayülüyle 3 sayfayı okumak saatler sürebilir. 
7 yaş ve üstüyle keyifle okuyacağınızı ve binayı destekleyeceğinizi düşündüğüm seriyi tekrar okumayı, oğlumun 7 yaşına erteliyorum. Ancak ben çok sevdim doğrusu.

Süper Defter, 3 Kitap
Süper Gözlerim Olsa Allah'ı Görebilir miyim?
Süper Güçlerim Olsa Allah'la Konuşabilir miyim?
Süper Kulaklarım Olsa Melekleri Duyabilir miyim?
Yazan, Zeynep Sevde Paksu
Resimleyen, Irma Zmiric
Düş Değirmeni
7+














0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement