Zürafalar Ne Sever

Kendin gibilerle birlikte olmak güvende hissettirir. Sorgulamak ve ayağın altındaki zemini eşelemek zorunda değilsindir. Kendini kalabalığa bırakmak kolay ve konforludur üstelik. Onlar ne yapıyorsa, neyi tecrübe edip neyde karar kıldıysa sadece ona uyum sağlamak yeterlidir. Bazen düşünmeyi bile gerektirmez.
Peki rutine ve akışa kapıldığında gerçekte olup bitenleri, yanından geçip giden yaşamları, hayatın diğer parçalarıyla bir bütün olarak lezzetini ve gizini farketmen mümkün müdür? Ya da gerekli mi? Bilmem ki, bunu bir düşüneyim ben de..:)
Zürafalar Ne Sever, bir kıtırtı, şıpırtı ve mırıltı hikayesi. Zürafa Börti ve arkadaşları kıtır kıtır yaprakları yiyerek, şlirp şlörp su içerek, mırıl mırıl uyuyarak geçiriyorlar zamanlarını. Doğrusu harika illüstrasyonlarla birlikte bu halleri senkronize bir müzik şöleni güzelliğinde görüntülere sebep oluyor. Öte yandan, her gün aynı şeyleri yapmak da pek sıkıcı..
Neyse ki Börti birgün kayboluyor! 

Evden çıkmak istemeyen, yeni arkadaslarla tanışmaya erinen, güvenli bölgesini asla ve kat'a terketmeyen miniklere gelsin! 

*Kaybolmayı özendirmiyor canım, merak etmeyin.


Zürafalar Ne Sever
Bir Kıtırtı, Şıpırtı ve Mırıltı Hikayesi
Yazan ve Resimleyen, Kristyna Litten
Pearson
3+










2 yorum:

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement