Sit Nene'nin Masalları

Dün gece, bilmiyorum kaçıncı kere Sit Nene'nin Masalları'nı okuduk minnakla. Ama ah o başka masallar vaadeden son cumle yok mu! Hani anne bu masalların devamı, hani diger kitap diye sorduran. Bu sefer pes ettim ve bir anlaşmaya razı oldu. Ben sana Meltem'le Ertem'in başka bir masalını anlatacağım. Aslına bakarsan uyduracağım. Ama gecenin bu saatinde bir masal uydurmam demek hemen uyumam gerek demek. Yani başka kitap için enerjim kalmayacak demek. Kabul mü, kabul. Madem öyle başlıyorum dedim. Gözleri çipil çipil, kikirdeyerek bekliyor heyecanla. Başladım anlatmaya! 
Meltemle Ertem bir gün,
guneşli bir sabaha uyanmışlar yine.
Meltem Ertem'e, 
Ertem Meltem'e bakarken uyku mahmuru,
Mutfakta tıkır mıkır sesler bir yabancı mamülü.
Ertem seslenmiş anne, diye,
Meltem seslenmiş, hele bir dur!
Inmişler ki sizin tekir kedi!
Oturmuş kapinın önüne yalanıyor biteviye!
Kapı gıcırtıyla açılmış,
Kedi mırıltıyla kaçışmış.
Anneleriymiş gelen elinde Sarıkız'ın sütüyle
Oturup katık etmişler bir bütün ekmeğe.
Karinları tok, sirtları pek çıkıvermişler derenin kenarına.
Meltem yeşil küçuk bir tane bulmuş,
Ertem siyah büyük bir tane..
Bir sürü renkli taş toplamış, ativermişler kovalarına.
Onlar tinimini alırken yol, bir mırıltı, ardından bir gürültü!
..homurtular bağırtılara karışınca
şaşıp kalmışlar oracıkta!
Her yere bakmışlar, her taşı kaldırmış, her çiçeğe sormuşlar,
bulamamışlar bağıranları!
Sarıkız ne yediyse dün yaylada, dokunmuşsa demek sütü..
eh, koyulmuşlar tekrar yola..
her adımda artan homurtular durmaz olmuş.
Kulak kabartmıslar ki o da ne!
Boşaltmıslar kovalarını dere kıyısına.
Taşların arasında kavga eden yaramazları aramıslar.
Ne bir böcek, ne bir çiçek, ne küçük bir peri ne hayalet!
yokmuş işte burada hiçbiri!
Tam da o sırada hıçkırık tutmasın mı yeşil çizgiliyi!
hah! Demiş Ertem, hıh demiş Meltem?
"Derdiniz nedir sizin, nicin kavga keder?"
Başlamıslar taşları konuşturmaya, dertleri neymiş anlamaya!
En kederlisi almış sözü, başlamış anlatmaya.
Göllerin üstünde sekerdik,
çocukların ellerinde oyunlarda zıplardık.
beş taştık, dokuz taştık, biz bu işe çok şaştık.
oynarken biraktılar da , öfkelendiklerinde aldılar ellerine bizi,
öfkeli ellerde oyunu unuttuk.
O gun bu gündür kavgadır, homurtudur işimiz
...
ehihi tabii biraz değisıklikle aktarıyorum şimdi size. Zira dilden çıkıp uçtular bir bir. Masal doğuran masallardan annelerin dillerine ilham olası bu masal son kütüphane ganimetlerimizden.
Ayşe Kulin'in yazdığı, Müjdat Gezen'in resimlediği Sit Nene'nin Masalları, eski usul nene nasihati içeren "korkunçlu, morkunçlu" haline rağmen ve beraber cok keyifli!
Korkunç masalları seven 6+ cocuklara okunabilir, ardından da icinize bir Sit Nene kaçarsa sizin de.. uydurulabilir 😀
Ne diyormuş Sit Nene?
Ormana gitmesin çocuklar tek başlarına, anne babalarını merakta bırakmasınlar.
Insanın iyisi kötüsü olduğu gibi, sebze meyvenin, hayvanın da vardır kötüsü iyisi.

Sit Nene'nin Masalları
Afacan Kardeşler Ertem ile Meltem'in Orman Macerası
Yazan, Ayşe Kulin
Resimleyen, Müjdat Gezen
Artemis Çocuk
6+














2 yorum:

  1. Tebrikler, harika bir masal. Tez vakitte yenilerini bekleriz. Aram'ın yorumlarını bilahare paylaşacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim 🙈:) O yorumları da heyecanla bekleyeceğim.

      Sil

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement