Bir Otobüs Yolculuğu ve Bizden Haller



Şimdi size birbirinden tamamen bağımsız(!) küçük gözlemlerle bir otobüs yolculuğu anlatacağım.
Bir saat boyunca otobüs bekledikten sonra oğlumla binmek zorunda kaldığımız otobüste bir bey, iki koltuk arasındaki şu kimsenin kolay kolay tenezzül etmediği dar, yüksek alandaki yerini teklif etti.
Önce ezilmesinden korktuğum oğlumu yerleştirdim o kuytuya, sonra oğlum bana da yer açtığını sanınca onu üzmemek ve ayakta bir kişilik daha boş yer açmak için ben de sığıştım oraya. İki büklüm seyahat ederken hemen önümüzde ve de neredeyse dibimizdeki bebeği fark ettik. Nasıl etmeyelim, ağlıyor beni fark edin diye!
Sonra bebeği tutanın hemen başında ayakta bekleyen ve her an bayılacakmış gibi duran genç hanıma kesildi dikkatim. Incecik bir hanım..pardesüsünün kopan dev düğmesinin boşluğuna takılıyor gözüm. Hikayesine dalıyorum kendi zihnimde, haddim olmayarak.
Çocuğu için, kayınvalidesi ve eşi için çabalayan ve muhtemelen kendisine dönüp bakmaya bile fırsat bulamadığı gibi takdir de görmeyen bir kadın..
Arada gözleri kapanayazıyor, neredeyse düşecek!
Arada da durumunu anlamayan ve muhtemelen ailesinden olan iki hanımın karşısındaki yerinde teatral şekilde "Ay şimdi bayılacağım!" mesajlı göz devirmeler içinde..
Tahmin edersiniz ki, kimsede tık yok!
Öne dogru hafif eğilerek "Rahat edebilirseniz, yer değiştirelim"diyorum. O kucağinda bebek tutan hanım ve yanında oturan hanımların kulağının dibindeyim! Başkası mümkün de değil!
Cevap yerine "boşver" gibi bir baş çevirme alıyorum. Derin anlamları olan..
Kadınlarda hala tık yok..hemen karşılarındaki tekli koltukta oturan beyde hiç oralı hali yok zaten, ecnebi galiba.
"Halinizden endişe ettim, lütfen yer isteyelim madem" dedim. Baktım duymamazlıktan geliyorlar, kadının kulağına iyice yanaştım ve "yakınları mısınız? İyi görünmüyor" dedim. Yine tık yok!
Sanki görünmez olduğum gibi duyulmazım!
Arkamdan bir hanım kalkayım mı, iyi misin? Dedi yarım ağız.
Yine aynı kırgın baş çevirme, "boşver!"..
Ayaktaki hanımlardan biri homurdanmaya başladı, neyse ki..
Neden sonra o tekli koltukta oturan bey kalktı ve hanıma yer verdi!
Aradaki samimiyete şaşırıp kaldım! Yine de ihtimal vermedim aile olduklarına..kalabalık içinden hanımlar, "hele şükür, imana geldi"diyor.
Derken..
Oğlum bebeğin başını sevmiş olacak, "Anne bebeği sevdim kafasından!"dedi, sevinçle.
Ne oldu dersiniz?
Karısı(?!)na karşı çok müşfik ve saygılı olan o adam oğluma döndü ve, "bebekler sevilmez ama!"dedi.
"Sadece kafasından sevdim, mupok bulastirmaz ki!? Kötü birsey mi yaptım yani!"
"Tamam bir daha sevmem! Küstüm!" Dedi bizimki..sarkıttı dudaklarını..
"Oğlum ben yanlış birsey yaptığını düşünmüyorum ancak bazı anne babalar benim gibi düşünmüyorlar. Bir dahaki sefere izin alalım" dedim.
Sonra uzuuun uzun bu iki hali kafamda oturtmaya çalıştım. Kadına verilen degeri, kadının yerini düşündüm.
Yıllar yıllar önce genç bir hanımken yine otobüste gördüğüm o karı kocayı hatırladım.
Kadının kucağında bebeği, ellerinde çantalar, adamsa inmek üzere olduğu orta kapının önünde acele etmediği için karısını azarlamakla meşgul!
Zihnimde tüm bunlar aynı tablodaysa tüm suç benim bu feminik (!) zihnim olmamalı!

İmdat çekici ne işe yarar sahi?


0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement