Nasıl Baba Olunur?

Bir gün uyandık ve bir baktık ki birer ebeveyn olmuşuz. Muazzam bir görev.. Oysa ki hayatımız boyunca benzer bir rol hiç almamıştık. Bu benzersiz deneyim karşısında tamamen şaşkın ve hazırlıksızdık aslında. Kurallarını ve yollarını bilmiyorduk. Kılavuzumuz da yoktu üstelik. Çünkü pedagoglar,psikologlar, çocuk gelişimcileri falan bu güne dek bildiğimiz hemen herşeyi unutmamız gerektiğini söylüyordu.
Anne, ananne, babanne usülleri (kocakarı yöntemleri dedikleri)  vs.bunlar tamamen(!) yanlış şeylerdi.
İlk kural: Asla 50'den sonrakileri dinleme! Çünkü yeni doğan çocukları ve bu yeni türü(!?) inceleyen bilimin kitaplarını tanımıyorlar.
İkincisi: O'nun için yeterli olman mümkün değil çünkü rekabetçi bir dünyada yaşıyorsun. Daha o karnındayken kitap okuyup müzik dinleyerek onu eğitmeye (!?) başlamalısın. Yoksa mazallah embesil olabilir. Asla yeterli olmayacağın için 3 düzine cocuk gelişimi kitabı okumalı, seminerlere katılmalı, tüm bunlardan sonra aydınlanmış ve tamamen dingin teorik kafanla görevinin başına geçmelisin.
Bu hayatının eseri olacak! Tamamen senin başarı ve başarısızlığının vücud bulmuş hali için hazır olmalısın.
Eserinin bir numaralı eleştirmeni eşin olacak. Öncelikle her türlü sorunun senin hatalarından kaynaklandığını kabullenmeye hazır ol!
Annelikten başka bir mesleğin daha olmasının bir anlamı/özrü ya da bahanesi yok çünkü senin birincil görevin anne olmak. Bu baba olmak için asla geçerli değil. Bir babaysan, diğer meslegin seni tamamen tüketir ve babalık mesleği de aslında budur. (?!) Tükenmiş olmak, baba olmak demektir. Baba dediğin tüm hafta geç vakitlere kadar çalışırken, O'nun büyümesini kaçırandır. Günün sonunda annede kalan bezginlik ve yorgunluktan başka tüm gün biriken o küçük mutluluklar, değerli anlardan mahrumdur.
İkinci eleştirmen annen olacak tabii ki! Tarlada sırtına bağlayarak büyüttüğünden, cok sayıda cocukla aynı anda baş ettiğinden ya da hiçbirisinden değilse bile ne kadar harika çocuk yetiştirdiğinden ve bunu yaparken de ne kadar yalniz olduğundan dem vurarak yetersiz olduğunu hatırlatacak. Çünkü o da biliyor ki anne olmanın birinci kuralı asla yeterli olmadığının bilincinde olman!  Sana bunu hatırlatmak da onun önceki nesillerden aldığı mirası.
Sonra...
Diger çocugun annesi, komşu teyzeler, amcalar, neneler vs. herkesler senden öyle şeyler bekleyecek ki anne olduysan illa ki bu sınavları vermen gerektiğini hissedeceksin. Multianne! Senden olmanı bekledikleri şey bu..ve sen bunun için çabalarken onlara düşen çocuğumu nasıl yetiştirmeliyim meclisindeki muhalif kanadı sıcak tutmak olacak.
Eğer anne degilsen..senin sorunların da bambaşka, Allah yardım etsin.. :) biz verdik şekerim o sınavı tek derste
Gelelim baba olmaya!
Baba olmak konusundaki en büyük baskı ise annelerden!..
Tüm zamanını konsantre hale getirilmiş çocuk gelişimi ve psikolojisi teorilerini damardan yüksek dozda alarak geçiren 'olmuş'annenin cocuktan sonraki projesi babayı 'adam etmek' (!?)
Bir yanda her yaşta başka  bir sendroma giren 'ergen gerisi' semptomlu yavrucakla başedilmeye çalışılırken, öbür tarafta çocuğu eğitme göreviyle babaya da çeki düzen vermeye çalışan ağzı ayrı, kaşı gözü ayrı oynayan dominant anne! Evde sürekli bir hşt, shhht..durtmeler, kaş gözler..
Biraz abarttığımın farkındayım, bazılarımız için ise az bile yazdığımın..
Geçenlerde eşim kurabiyem uyuduktan hemen sonraki mini aile meclisi toplantısında 'ben baba olamadım ki..önce benim öğrenmem lazım ki çocuğa ögreteyim' dediginde kesinlikle üzerine düşen görevden kaçmaya çalışmıyordu. Aksine yaptığı hemen herşeyin 'pedagojik' açıdan yanlış olduğunun söylenip durmasından usanmış ve tedirgindi. Oysa ki ben minik uyarılarımın onu bu denli etkilediğinin hiç farkında degildim.  Ne vardı ki bunda, elbette uyaracaktım. Bildiklerimi ona da aktarmalıydim. Ailece tutarlı ve istikrarlı olmalıydık falan filan..
Bir hafta kadar sonraydı, nasip  bu ya bir egitim kurumunun 'çocuğumu tanıyorum' isimli projesinin sonuç sunumları için tekrar kurumdaydık.
Uzman çocuğumun ve benim ayrı ayrı girdiği test/ oyun/ gözlem faaliyetlerinin raporlarını sunarken beni şaşırtan ve dikkate değer birşey söyledi. Şaşırdım çünkü bu sonucu sağlayacak herhangi bir veri sağlamadığımdan son derece emindim :) Öyle ki aynı şey için sorulduğu muhakkak mükerrer sorularda tutarlı olmak adına onceki yanıtımla celişmemeye çalıştım ki pırıl pırıl  bir imaj çizip sınavdan geçeyim :P

'Babayı düzeltmeye, kalıplara sokmaya çalışmayın. Babalığına müdahele etmeyin. Düzeltilmeye çalışılan şey yerine bırakın baba babalığını yapsın. Doğal olsun. Sizin hata olduğunu düşündüğünüz şeyler bu doğal ortamın parçası. O'nun gelişimi için yapay bir ortam oluşturmaktansa bu doğal ortama müdahele etmemeniz önemli. Çocuk babanın hatalarından da başka şeyler öğrenir' dedi. ^_^

Bir süredir kesik kesik elektrik uğrayan ampul yandı sayesinde.. O kadar hoşuma gitti ki bu yaklaşım..
Sonra bir süredir tüm bunları desteklercesine olan irili ufaklı onlarca deneyimle birlikte yerleşti, tamamlandı.

Baba projesi iptal! :D
Şimdilerde 'yabancı insan müdahelesi'yle atıyorum negatif enerjimi .
Mesela bugün bir dayı burnunu karıştırmaması için uyardığım ve selpak uzattığım oğluma dönerek 'ilişme çocuğa, çocuk o! O'na serbest' dediğinde kendimi tutmadım. Nazik olmaya çalışarak kısa bir cevap verdikten sonra oğlumu kenara çekerek 'galiba bu amca senin çok küçük olduğunu sandı, oysa ki sen burnunu silebiliyorsun, ve karıştırdığında yara olmuştu' dedim..ama oğul bir süre 'ben çocuğum, bana serbest' itirazını farklı  birkaç konu için kullanmaya devam etti :D

Yahu herşey bir tarafa sanmayın ki  bu kadar sitemden sonra bu anne bunlarla kafayı feci bozmuş. Aksine iyiden iyiye 'oluyorum'ben :)  Anam babam usulüne doğru hızla dönüyorum :)


Dave Engledow



0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement