Ah,Tonton!

Hani bir oyuncak ayı imgesi vardır. Gece lambasının ışığı yumuşacık tüylerinde kadifemsi bir yansıma bırakırken bir çocuğun kolları arasında onu kucaklayan..
Bu sinema mizanseni her çocuğun uyurken bir ayıya sarılması gerektiği hissini bırakmış olmalı ki geride oğlumun oyuncak ayılara degil de arabalarına, dinazorlarına ve hatta yeni ayakkabısına falan sarılarak uyuması hep biraz enteresan gelmiştir bana. Çokça da eğlenceli tabii.. Neden yumuşacık , pofuduk bir oyuncağına sarılmıyor ki ? Panda? Fil? Tavşan? Yani hiç biri değilse de ayakkabı ya da her yerinde dikenleri, sivri dişleri olan dinazorlar mı sarılıp uyumaya değer? :)
Meğer tüm bunlar henüz Tonton'la tanışmadığımızdanmış!

Tombik ayı serisini edinmesek de okuyup pek sevmiştik.
Tonton'u da pek bir sevdik.

"Büyük bir ayı bile yeni okulunda kendini küçük hissedebilir"
Ya da fazlaca yabancı ve yalnız..
Tonton gülümsemek ve merhaba demek istemişti..
Tonton oturmak istemişti..
Tonton arkadaş edinmek istemişti..
Tonton sadece korkunç tüylü bir boz ayı olmaktan yorulmuştu.

 Neyse ki Kötü Fareler Çetesi de onu çoook korkunç buldu!

Tonton'un oturduğunda kapladığı yerin bir önemi kalmamıştı çünkü kahverengi yumuşak kürkünde herkes için bolca yer vardı.

Hikayenin sonunda kurabiyem "Anneciğim sen de benim korkunç büyük boz ayımsın. Sana sımsıkı sarılacağım" deyip kucağıma gömüldüğünde kahkahalarımı salıverdim korkunç sivri dişlerimin arasından!

Sıcacık, harika bir hikaye Ah, Tonton.. Serinin devamını da ilk fırsatta sizlerle paylaşacağım. Ya da..iyisi mi Ah, Tonton'la başlayın siz, nasılsa onu çok seveceksiniz :)






0 yorum:

Yorum Gönder

 

Facebook

Video Of Day

Google+ Followers

Advertisement